hızlı erişim
Üye girişi
Canterbury Hikâyeleri
Canterbury Hikâyeleri
Kategori: Öykü
2006, ISBN: 9753631413
Karton kapak,
642 sayfa, Türkçe
Etiket fiyatı: 23 TL
Mkitap fiyatı:
18.40 TL
%20 indirimli
%20 indirimli!
Raymond Roussel (1877-1933) çağdaş Fransız yazınının büyük öncüleri arasında sayılır. Gerçeküstücüler, yazının ve gerçeğin sınırlarında bir iç deneyimin ürünü olan şiirlerini ve düzyazılarını göklere çıkarırlar. Breton onu Lautreamontla birlikte tüm çağların en büyük büyücüsü olarak niteler; Dali, bir yangından tek bir kitabı kurtarması gerekse, bu kitabın onun tek romanı Locus Solus olacağını söyler, Leins de ülküsel bir yolcu olarak görür onu. Ama Roussel hayranları gerçeküstücülerle sınırlı değildir. Yüzyılımızın büyük düşünürlerinden Michel Foucault onun üzerine koca bir kitap yazar. Yeni Romanın iki önemli öncüsü, Alain Robbe-Grillet ve Mİchel Butor onu büyük bir yazı ve kurgu ustası sayarlar, çünkü, Locus Solusun da tanıklık ettiği gibi, Raymond Roussel imgelemin sınırlarını öncelikle ayrıntılarda zorlar.
TADIMLIK
Canterbury Hikâyeleri Kitabı burada başlıyor.
Nisan tatlı yağmurlarıyla gelip
Kırınca Marttan kalan kurağı ve delip
Toprağı köklere işleyince kudretiyle,
Çiçekler açtıran bereketli şerbetiyle
Yıkayınca en ince damarları,
Zephirus da dolaşarak kırları, bayırları
Soluyunca can katan ılık,
Tatlı nefesini körpecik
Filizlere, toy güneş yarı edince
Koç burcundaki devrini, bütün gece
Uyumayıp börtü böcek
Şarkılar söyleyince (tabiat dürtükleyerek
Uyanık tutar onları) işte o dem,
Hacca gitmeye büyük bir özlem
Duyar insanlar. Eski hacılarsa
Değişik memleketler, uzak kıyılarda varsa
Azizler, kutsal bilinen yerler,
Oraları görmeye niyetlenirler.
İşte bu Azizlerden çok özel biri de
Bir din şehidiydi İngilterede Canterburyde.
Kim dara düşerse ona yardım ederdi,
Kıyı bucaktan herkes kalkıp ona giderdi.
(Tanıtım bülteninden)
TADIMLIK
Canterbury Hikâyeleri Kitabı burada başlıyor.
Nisan tatlı yağmurlarıyla gelip
Kırınca Marttan kalan kurağı ve delip
Toprağı köklere işleyince kudretiyle,
Çiçekler açtıran bereketli şerbetiyle
Yıkayınca en ince damarları,
Zephirus da dolaşarak kırları, bayırları
Soluyunca can katan ılık,
Tatlı nefesini körpecik
Filizlere, toy güneş yarı edince
Koç burcundaki devrini, bütün gece
Uyumayıp börtü böcek
Şarkılar söyleyince (tabiat dürtükleyerek
Uyanık tutar onları) işte o dem,
Hacca gitmeye büyük bir özlem
Duyar insanlar. Eski hacılarsa
Değişik memleketler, uzak kıyılarda varsa
Azizler, kutsal bilinen yerler,
Oraları görmeye niyetlenirler.
İşte bu Azizlerden çok özel biri de
Bir din şehidiydi İngilterede Canterburyde.
Kim dara düşerse ona yardım ederdi,
Kıyı bucaktan herkes kalkıp ona giderdi.
(Tanıtım bülteninden)

